lost tasarımları

cafe press'in tasarım cenneti elbette lost fenomenini de atlamamış... 1000'lerce ürün arasından fikir vermesi için bazılarını paylaşalım... sawyer'ın insanlara taktığı lakaplardan oluşan bardak ekstra saygıyı hak ediyor derim... son sezonun da finaliyle halimiz nice olacak bilinmez ama, sitenin arşivine bir bu kadar daha tasarımın ekleneceği kesin...

 
  
  
  
  
 
  
  
  
  
  
  

 büyük halleri için resimlerin üstüne
daha fazla detay içinse buraya tıklayın

Rachel Getting Married (2008)

 

Anne Hathaway'e birçok festivalde en iyi kadın oyuncu ödülü kazandıran ve hatta Oscar adaylığı da getiren film, gerçek anlamda etkileyici, rahatsız edici ve insanı bağ kurmaya zorlayan zekice bir öyküye sahip... 10 yıldır rehabilitasyon merkezlerinde tedavi gören Kym, ablası Rachel'ın düğünü için izin alarak ailesinin yanına gelir... iç içe giren süreçler, ipleri devamlı farklı yönlere çekmekte ve aile adına önceliğin ne olduğunu tartışmamıza sebep olmaktadır... iyileşme süreci, evlilik süreci, kabullenme süreci, affetme süreci, yeniden aile olma ve hatta yepyeni bir aile olma süreci, vs. ... Rosemarie DeWitt, Debra Winger ve Bill Irwin'in performanslarını da unutmamamız gerekiyor... 

saku

Cadillac Records (2006)

Yönetmen Darnell Martin'in, 1950'li yıllarda yoktan var ettiği stüdyosuyla, Blues'un doğuşunu sağlayan ve siyahların müziğinin kabul görüşünü mümkün kılan yapımcı Leonard Chess'e saygı duruşu... Cadillac Records filmi, Muddy Waters, Little Walter, Chuck Berry ve Etta James gibi önemli isimlerin keşfi ve hayatları ekseninde, dönemin müzikal gelişim sürecini paylaşan bir drama...



Her şeyin müzikle alakadar olduğu ve ama hayatın rock n roll'dan ibaret olmadığı o zorlu dönemde, an be an beach boys'u, elvis'i ve hatta rolling stones'u bile görüyoruz... müzik tarihi ile ilgilenen, blues seven veya rock n roll filmlerini kaçırmayan kitleye ilaç mahiyetinde... Adrien Brody'nin Leonard Chess, Jeffrey Wright'ın Muddy Waters ve Gabrielle Union'ın Geneva Wade performanslarına ise şapka çıkartıyoruz...

saku

kitaba yer mi yok?

2 alternatif kitap koyma yeri sunmak isterim efem... birincisi tamamen özgün bir girişim olan merdiven arası hareketi... kitaplar basamaklar arasındaki boşluklara öyle bir yerleştirilmiş ki, hani neredeyse kitaplara basarak yükseliyormuşsunuz duygusu hasıl oluyor...

 
 

ikincisi ise gail peter borden tarafından tasarlanmış bir oturma ünitesi... sandalye veya koltuk diyecektim, diyemedim inanın... esasında ikea kafasına sahip konstrüksiyon, dışardan harika bir görünüme sahip... fiyatı da bir o kadar harika... $750... (ugh)

 
  

bone

jeff smith'in toplamda 1300 sayfaya yakın ve bittiğinde "keşke 2300 sayfa olaydı hiç bitmeyeydi" diye isyan etme garantisi veren, mutluluk ile huzursuzluk, neşe ile hüzün, aydınlık ile karanlık arasında duran başyapıtı... hayal gücünün iplerini masalsı bir sevimlilikten tutup epik bir öyküye savuran başucu kitabı... çizgi roman nedir?

budur!

the departed


tamam biliyorum... çok daha evvel izlemeliydim ama sonuçta bir şeyler kalıyor, erteleniyor... raflarımda yüzlerce film var halen izlenmeyi bekleyen... sonçta geç olsun güç olmasın demek de lazım... 2006'nın 4 oscar'lı suç draması The Departed'ı dün akşam nihayet izledim... bu tarz filmlerde en büyük sıkıntı hikayenin örülüşü ve finaldeki bağlanışıdır... bir türlü toplayamaz, yarım/eksik kalır, anlamsız, karambol bir son olur, vs... oysa ki iyi bir entrika filmi ya çok düz, temiz ve ama insanın içini titreten bir berraklıkla bitmelidir, ya da aklımıza gelmeyecek şahane bir twist ile...

the departed, merak duygusunu devamlı zirvede tutan kurgusuyla, muazzam oyunculuklarla ve martin scorsese'nin kusursuz yönetimi ile gerçek bir şahesere dönüşüyor... finalinde, şaşkınlık üzerine şaşkınlık yaşarken ve devamlı surette "lan nooluyo" diye pür dikkat ekrana bakarken anladım ki "bu filmi çok daha önce izlemeliymişim"....



film katıldığı yarışma ve festivallerde de toplam 49 ödül kazandı... Leonardo DiCaprio, Matt Damon, Jack Nicholson, Mark Wahlberg, Martin Sheen ve Alec Baldwin'den oluşan arızalı kadrosu da cabası...

saku

Erykah Badu - New Amerykah Pt. 2: Return of the Ankh

Erykah Badu'nun 23 şubat itibariyle yayınlanacak olan yeni albümü New Amerykah Pt. 2: Return of the Ankh'dan çıkan ilk single twitter sayesinde sevenlerine ulaştı... window seat adlı parça albümün lezzetini şimdiden belli ediyor... sevenlerine müjde...



saku

5 film birden (13-14 şubat)


away we go
office (us) dizisiyle yıldızı parlayan John Krasinski ve Maya Rudolph'un başrolünde olduğu bir yol hikayesi... bebek bekleyen ama hayata ve birlikteliklerine dair beklentileri söz konusu olduğunda cümle kurmakta zorlanan çiftimiz Verona ve Burt, düşünür taşınır ve yollara düşmeye karar verir... amaç ait oldukları yeri tespit etmek ve aslında hayattaki doğru koordinatları/işaretleri bulmaktır... farklı şehirlerde, farklı eş dosta uğranırken, bir yandan da türlü yaşamlar gözlenir... doğru yer neresidir, yapılması doğru olan şey nedir? sakin, ağırbaşlı, kimi zaman komik ama daha ziyade hüzünlü bir sam mendes filmi...



the hurt locker
9 dalda oscar adayı yüksek tansiyon filmi... görsel tadına, oyunculuklara, temposu/temposuzluğuyla yarattığı gergin ve bazen nefes almayı unuttuğun havaya saygılarımızı sunuyoruz... festival ve yarışmalarda şu ana kadar 53 ödül alan film, tam akademi kafasında... dolayısıyla oscar şansı yüksek... tek şanssızlığı bu sene kendisine denk gelen rakipleri... savaş ve işgal ortamına bambaşka bir açıdan bakmayı beceren yapım sinirlerine sahip olmayı becerebilen herkes tarafından izlenmeli... ama bir kez... 


cirque du freak: vampire's assistant
darren shan'ın kitabından uyarlanan vampire's assistant, muhtemelen serinin diğer kitapları ile devam edecek... yaratılan özen dolu atmosfer, lezzetli oyunculuklar ve merak uyandıran hoş bir senaryoya sahip film her an bir komedi filmine dönüşecekmiş gibi durarak ve ama bunu asla yapmayarak bambaşka bir işe imza atıyor... bir freak show esnasında gerçek bir vampirle tanışan ve türlü sebeplerden yarı vampir olmayı kabul etmek durumunda kalan darren, kendini bir anda iyi ve kötünün savaşının ortasında bulur... John C. Reilly, Ken Watanabe, Salma Hayek ve Willem Dafoe gibi birçok tecrübeli oyuncunun da omuz verdiği film türün meraklıları için popcorn mahiyetinde...


new york i love you
paris i love you'nun new york versiyonu şeklinde özetleyebiliriz... yine farklı yönetmenler tarafından çekilmiş kısa öykülerden oluşan filmde, fatih akın'ın yazıp yönettiği ve uğur yücel'in oynadığı bir hikaye de mevcut... kadro saymakla bitmez... daha dingin, duygusal anlamda cesur ve içten içe hüzün barındıran öykülerden oluşan bir film... en sonda ise tüm hikayeler kesişiyor elbette... ama beklediğimiz türden klasik bir yöntemle değil...


little nicky
şeytanın oğlu nicky, iki ağabeyi cehennemden dünyaya kaçıp, babalarını ölüme terk edince, onların peşine düşmek zorunda kalır... ama aslında bu zavallı genç, şeytanlığı tam olarak bilmemekte ve şeytani yönüyle aslında henüz tanışmamaktadır... dünyada ise hoşlandığı bir kız, konuşan bir köpek, eşcinsel bir ev arkadaşı ve şeytana tapan iki metalci gencin yardımıyla babasını kurtarmaya çalışan nicky'nin işi farklı bedenlere bürünüp insanlığı günaha sürükleyen ağabeyleri karşısında pek kolay olmaycaktır... 2000 yapımı bu klasikleşmiş komedi de Adam Sandler'a Patricia Arquette, Harvey Keitel, Reese Witherspoon gibi isimler de eşlik ediyor... 

saku

eat a chiquita


chiquita muz, logosuyla, sitesiyle, oyunuyla ve farklı uygulamalarıyla yine farkını ortaya koyuyor... bir meyvenin süt gibi, et gibi markalaşabileceğini kanıtlamaya devam ediyor... alıştığımız ikonik logosunu değiştiren muz markası, ayrıca tasarlattığı onlarca sticker ile piyasaya hareket ve renk getiriyor...

eski logo
 

yeni logo

 

sticker
  

  


ve karanlık tarafa geçmiş (kararmış) muzları 
kendi chiquita karakterinle dövdüğün oyun... 
çok yaşayın vallahi...

 

monopoly revolution - 75th year edition

Monopoly'nin 75. yıl özel tasarımı ile tanışın... yuvarlak bir board üzerindeki bu yeni uygulamada kağıt para da tarih oluyor ve ödemeler kredi kartı ile yapılıyor... ayrıca bölüm ve bölge isimleri de tamamen yenilenmiş... klasik ve güzeller güzeli haline neredeyse hiç benzemeyen bu versiyon vatana millete hayırlı olsun...